Hiç

Korkuyorsun çünkü, sen tanıdığım en korkak insansın. Sevilmek istiyorum diyip sevenden kaçan bir zavallısın sen. Bu yüzden bu sinirim sana bu yüzden bu öfkem bu kırgınlığım.


Bir hiç olmaktan daha hiçsin sen. Kimin hayatında bir iz bıraktın? Kimin en değerlisi oldun? Kim seni senin onu sevdiğinden daha çok sevdi? Kim senin bir göz yaşın için dünyaları verir? Senin onlara yaptığın gibi..

Kırık kalbinle yapayalnızsın, hiç bitmeyecek bir yalnızlık bu. Korkuyorsun çünkü, sen tanıdığım en korkak insansın. Sevilmek istiyorum diyip sevenden kaçan bir zavallısın sen. Bu yüzden bu sinirim sana bu yüzden bu öfkem bu kırgınlığım. Sonra da karşına kimse çıkmıyor diye kızıyorsun. Sen kimin karşısına çıktın? Kime anlattın içindeki değerini? Onsuz bir hayalin bile olmadığını kime söyledin sen? KORKAKSIN İŞTE!

Kim seni sevsin ki sen kendini bile sevemezken. Nasıl baksınlar sana sen aynaya bile bakamazken? Önce sen kendini seveceksin. Sen ki en ufak şeye bile hayır diyemeyen insan kimden merhamet bekliyorsun ne cüret bu. En ufak kırgınlıkları kendini yok edecek yaraya dönüştüren sen, bir başkasından mı bekliyorsun kendi açtığın yaraları sarmasını. Unutma ki sen bir hiçsin. Varlığın yokluğun bir. Hayaletsin sen..

En son ne zaman rahat bir uyku uyudun kendini yargılamadan? En son ne zaman ağladın mutluluktan? Kimi öptün en içten? Kim okşadı saçlarını? Kim baktı gözlerinin içine sevgiyle? Kim sakinleştirdi acıyla çarpan kalbini? Kimse mi:) Biliyorum merak etme çok da saklayamıyorsun zaten. Peki şimdi umut verip gidenlere mi ağlayacaksın, hiçbir zaman fark edilmediklerine mi yoksa asla ait olamayacaklarına mı?

Nefretim bundan işte sana, asla anlamadın beni asla tutmadın elimden hep vurdun düştüğümde hep ağlattın güldüğümde. Sen benim hiçbir mutluluğumu tam yaşatmadın bana hep bir endişe hep yersiz bir eleştiri. Ne zaman memnun oldun benden, kendinden. Busun sen bu işte. Oturmuş kendini aşağılayan bir mektup yazıyorsun geleceğe. Niçin? Tekrar bu günleri hatırlayıp ağlayasın diye mi yoksa tekrar kendini ne kadar değersizleştirdiğini öğrenmek için mi? Neden bu kadar acı çektiriyorsun bize? Neden her yer dar ve yetmiyor senin nefeslerine? Neden ya neden sevmiyorsun beni onları sevdiğin kadar?

Neden her gün beni aynada gördüğünde yüzündeki o pişmanlık ifadesiyle karşılaşıyorum ben? Neden parçalıyorsun beni onlar yeterince kırmışken? Kırmızı çizgilerin yok senin… Her gelene izin verdin kapıyı çarpıp çıkması için sonra da kendine kızdın. Sen yoksan eğer kim olacak benim yanında. Ölüme kadar terk edemeyeceğin ben neden nefret doluyum sana hiç mi düşünmedin. Önce beni sevmeyi öğren sonra devam et feryatlarına. Tabi geriye feryat edebilecek bir şeyin varsa.

Sana olan nefretim hâlâ duruyorsa, artık bir hayalet gibi yaşamıyorsan, kimse kıramıyorsa kalbini, hepsini tek tek onarmışsan o zaman devam et. O zaman devam et ki anla tek sorun her zaman sensin. Sen ve benim silik karakterim… Önce kendinde bir iz bırak yaşamak istiyorsan çünkü şimdi yaptığına yaşamak denmez. Bu ilk mektubum sana ilk kez döktüğüm hislerim, sakla bunları sonra anla benim aslında senin ta kendin olduğumu neden sana bu kadar kızdığımı. Şimdi seni hiçliğinle yalnız bırakıyorum çözümünü onunla bul diye….


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Share via
Send this to a friend